
Herkese merhaba.
Kaldığımız yerden yazmaya devam ediyoruz.Severek okuduğum Pasaklı Tanrıça'yı ele alıyoruz bugün:
Samantha Sweeting 29 yaşında aile bağları kuvvetli olmayan, yalnız yaşayan üst düzey bir avukattır.
Londra'da önemli bir hukuk bürosunda çalışmaktadır.
Öyle ki işkolik kelimesi Samantha için hafif kalır.
Mesai üstüne mesai,uykusuz geceler, iş odaklı,antisosyal hızlandırılmış yoğun bir hayat, dakikalara bağlı yaşayan robotumsu genç bir kadın...
En büyük hayali olan çalıştığı büroya ortak olabilme hayalinin gerçekleşmek üzere olduğu gün işte büyük bir hata yaptığını anlar ve bir müşterisini fena halde zarara sokar.Bu dikkatsizliği nasıl yaptığını anlayamayan Samantha rastgele yola çıkar.
Bilmediği bir köye/kasabaya ulaşır.
Ağrı kesici istemek için kapıyı çaldığında
>