8 Ağustos 2013 Perşembe

Tolga Karanlıkoğlu Konuk Yazarım Oldu

Merhaba dostlar!

Dün yine denizlere açıldım, sizlere bir avuç açık deniz sabahı tazeliği, iki torba deniz havası, bir tutam da uzak ufuklardan gizemli maceralar getirdim. Fakat biraz soluklanmalıyım, çok yoruldum çünkü. Bir de elimin sargılarını gevşetmeliyim, dün bir dost için pembe ve sarı güllerden gül kokusu toplarken dikenler elime fena batmıştı. Neyse, şimdi daha iyiyim.

Çuvalımda sizler için birkaç parça daha eşya var, onları bırakıp hemen gideceğim. Daha yağmur damlalarına tutunarak gökkuşağına çıkacağım, oradan atlayıp beyaz bulutlara kimileriniz için birer nefes barış havası ve iki martı kanadı sevgi toplamam lazım. Her neyse, haydi açalım çuvalımızı, bakalım ne çıkacak içinden.

Bakalım... Burada Gandhi'nin bilgeliğinden bir tutam var. Sonra bakalım, şurada da bir şeyler olacaktı. Hah! Buldum. Washington'un tavsiyelerinden bir miktar, Verne'in hayal gücünden iki avuç ve biraz da Tibet Rahiplerinin sabrından var. Biraz da Tesla'nın üstün zekasından ve biraz da Hugo'nun tecrübeleriyle Dostoyevski'nin hatıralarından bir demet var.
Efendim? Nasıl olur mu dediniz? Nasıl olacak efendim, hepsi hayat tecrübelerinin birikimlerini size nasıl aktarıyorlarsa öyle! Bu kitapları nasıl ve ne için yazıyorlar sizce? Kitaplar, yazarlarının elli yıllık deneyimlerinden biriktirdiklerinin yarım saatlik bir özetidir. Gandhi gibi düşünmek için onun çektiği sıkıntıları çekmenize gerek yok! Kitaplarını okuyun, ömür billah yaşadığı tecrübelerinin özetini orada bulacaksınız. Tesla'nın çektiklerini çekmenize gerek yok, dehasını kitaplar ortaya koyuyor. Hugo kadar detaycı bir gözle görmenize gerek yok her şeyi, kitaplarında sizi heyecana sürükleyecek tüm elementleri veriyor. Dumas kadar uzun düşünmenize gerek yok, işte harika kurguları önünüzde!

Çantamda sevgiden ve güzelliklerden başka, hepsinden müstesna olarak kitaplarım var. Okuyun arkadaşlar, dünyanın gelmiş gelmiş tüm aydınlık insanları sizlere tüm deneyimlerini ve ürettikleri güzelliklerin özünü hazırlayıp baş ucunuza koymuşlar, buna sırt çevirmeyin. Franklin, Dumas, Hugo, Sharma, Gandhi ve daha niceleri dostluklarını sizden asla esirgemeden kitaplarının içinde onlarla iletişim kurmanızı bekliyorlar. Haydi bakalım, herkes kitap başına!

Şimdi gidiyorum, yağmur dinmeden gökkuşağına varsam iyi olur. Yoksa altın cinlerine minnet etmek zorunda kalacağım beni gökkuşağının tepesine çıkarmaları için. Neyse dostlar, kalın sağlıcakla!


*Yukarıdaki yazı yazar Tolga Karanlıkoğlu'na aittir.

2 yorum:

  1. Geçmiş olsun ellerin için :))) Yakınlarımız için güzel bir şeyler yaparken kendimizi umursamadan yapıyoruz ya bence en çok ondan kaybediyoruz..

    YanıtlaSil
  2. Bu eller o kokulara bir saniye bile aldırmadan benim acılarımı, emeklerimi hiç umursamayıp ezip geçenlere helal olsun. Biz bu dünyada çile çekmek için varız, dostlar mutlu olsun da gerisi laf-ı güzaf...

    YanıtlaSil

Hadi sen de fikrini söyle!
Ama lütfen link bırakma.