Merhaba dostlar!
Dün yine denizlere açıldım, sizlere bir avuç açık deniz
sabahı tazeliği, iki torba deniz havası, bir tutam da uzak ufuklardan gizemli
maceralar getirdim. Fakat biraz soluklanmalıyım, çok yoruldum çünkü. Bir de
elimin sargılarını gevşetmeliyim, dün bir dost için pembe ve sarı güllerden gül
kokusu toplarken dikenler elime fena batmıştı. Neyse, şimdi daha
iyiyim.
Çuvalımda sizler için birkaç parça daha eşya var, onları bırakıp
hemen gideceğim. Daha yağmur damlalarına tutunarak gökkuşağına çıkacağım, oradan
atlayıp beyaz bulutlara kimileriniz için birer nefes barış havası ve iki martı
kanadı sevgi toplamam lazım. Her neyse, haydi açalım çuvalımızı, bakalım ne
çıkacak içinden.
Bakalım... Burada Gandhi'nin bilgeliğinden bir tutam
var. Sonra bakalım, şurada da bir şeyler olacaktı. Hah! Buldum. Washington'un
tavsiyelerinden bir miktar, Verne'in hayal gücünden iki avuç ve biraz da Tibet
Rahiplerinin sabrından var. Biraz da Tesla'nın üstün zekasından ve biraz da
Hugo'nun tecrübeleriyle Dostoyevski'nin hatıralarından bir demet
var.
Tolga Karanlıkoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tolga Karanlıkoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Ağustos 2013 Perşembe
20 Temmuz 2013 Cumartesi
Mavi Ayın Altında / Tolga Karanlıkoğlu
Adıma imzalı olarak gelen bu kitabı bir günde okudum.
Yazarın adına bakmadan okursanız kesinlikle yabancı birinin yazdığını düşünürsünüz.
Romanda biraz asabi olan dedektifimiz seri kadın cinayetlerini çözümlemeye çalışırken güzel muhabirimiz Jena ise istediği bilgilere kendi yöntemleriyle genellikle
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
>